Malpera Fermî ya Şehîdan

PKK İnternet Sitesi

PAJK İnternet Sitesi

Gerilla TV

YJASTAR Sitesi

 

Katliam döngüsü bugünde dönüyor. Eğer tedbirler alınmazsa, alınamazsa yeni Halepçeler her gün yeniden yaşanacaktır. Halepçeleri engellemenin yolu geçmişte olup bitenlerden ders çıkarmaktan geçiyor.

Bugün Ortadoğu’da emperyalist böl parçala yönet siyasetleri yine gündemdedirler. Ortadoğu sınırlarını da aşarak halkları düşmanlaştırma siyaseti güdülüyor. Bize ait olmayan savaşlara ısrarla sürülmeye çalışılıyoruz.

Geçmişte Irak’ı İran’ın üzerine sürerek kendi hegemonya savaşını sürdürmek isteyen ABD ve İngilizler ile onların emperyal dostları ve kar ortaklarının savaşları nasıl halkların başına musallat olduğunu biz 8 yıl süren İran Irak savaşında gördük. Ve en acımasız bir şekilde ise Halepçe’de gördük. Temizlik hareketi olarak bilinen Kürtlere karşı uygulanan Enfal ise cabası. Halen akıbeti belli olmayan 180 bin insan var. Binlerce Kürt genç kızının Araplara satılması, fuhuşlara sürüklenmesi, binlerce aile yapısının dağıtılması halen bugün acısını hissettiren derin yaralardır.

Evet, yaralar derindir, hem de çok derindir. Zaten emperyalist politikaların temel ilkeleri derin izler bırakan ve iyileşmesi neredeyse mümkün olmayan yaralar bırakmalarıdır. Öyle yaralar bırakacaksın ki her gün kanasın. Her gün insanlar bu yaraları görerek kinleri bilensin. Barış ve kardeşliği düşünmek istesen de bunu yapamayasın. Kin o kadar derine işlemeli ki gözü kara olasın. Akıl tutulması diye bilinen o kavram tam vuku bulsun.

Evet, emperyalistler ve cümle cemaat yandaşları öyle politik eylemler yaratırlar ki kimse ama kimse altında çıkamasın.

Ve bugün bunu en iyi biz Kürtler biliyoruz. Özgürlük hareketi yıllardır bu topraklarda kardeşlik söylemiyle ortaklaşmaya, demokratik uzlaşma temelinde ki çözümleri geliştirmek istemesine rağmen o kadar zorlukların nedeni ekilen kin tohumlarının o kadar derinlerde yatmış olmasından kaynaklıdır. Bir Zilan katliamı, Dersim katliamı, Şeyh Sait ve Seyit Rızaların idamları unutulabilir mi? Unutula biliniyor mu?

Unutulmuyor çünkü bunları özenle tahrik edenler var. Halklar birbirlerine karşı kışkırtılmazsa bu topraklarda işgalciler bir gün dahi yaşayamazlar. Sömürgecilik bir gün ayakta duramaz. Emperyalistler bir insanı dahi ayartamazlar.

Ama maalesef böl parçala yönet siyasetiyle bölgemiz hep her zaman tehlikeler yaşamaktadır. Bugünde benzer siyasetler gündemdedir. Bir Filistin İsrail çelişkisinin ne hale getirildiği gözler önündedir. Adeta kan gölünü çevirtilen bir sorun yumağı. Bu sorun böyle derinleştirilmezse emperyalistler kime silah satacaklardır ki? Filistin ve İsrail çatıştırılmazsa kendi petrol ve kar çıkarları nasıl sürdürülebilecektir ki? Birde başka Ortadoğu’da nasıl silah zoruyla kalabileceklerdir ki?

Evet, Halepçe gibi tehlikeler halen mevcuttur. Kürtler ve Araplar düşman haline özenle getiriliyor. Irak müdahalesinde Kürtlerin eline silah vererek Arapların üzerine sürülmelerini hiç şüphe yoktur ki Araplar unutmayacaklardır. Unutmadıklarını biz yıllar geçmesine rağmen halen Bağdat sokaklarında bir Kürt görüldüğünde gösterilen vahşetle görüyoruz. Bilinçli kışkırtmaların yaratacağı sonuç boğazlatmaktır.

Günü birlik siyasetler, kardeşleşmeyi esas almayan politik davranışlar Ortadoğu’da sadece ve sadece zehir üretir. Kendi dar ailesel çıkarlar için bir halkı başka halklara karşı düşmanlaştırmak af edilemeyecek tarihi bir suçtur.

Unutmayalım; YNK Halepçe katliamında temel rol oynayan güçlerin başında gelmektedir. İran askerlerinin önüne girerek Halepçe’ye girmek sadece ve sadece katliamlara davet çıkarmak olmuştur. İran devletinin silahlarını alarak Irak’a yönelmek sadece ve sadece katliamlar yaratmıştır. Ve birde halkı gelişebilecek saldırılara karşı savunmasız bırakmak ayrıca af edilemeyecek politik bir sorumsuzluk ve suçtur. Bugün 22 yıl üzerinde geçmesine rağmen sorumlularını halk unutmamıştır. Ve unutmadıklarını bugün basına yansıyan yazılarda görüyoruz. YNK ve Goran hareketlerinin karşılıklı olarak yayınladıkları belgelerde adeta bu katliama davetiye nasıl çıkardıklarını gördükçe tüylerimiz ürperiyor.

Evet, Halepçeleri engellemek ve önlemek için öncelikle milliyetçi, ilkel milliyetçi, aileci siyasetleri terk etmek gerekiyor. Birilerinin askeri olmaktan vazgeçilecektir. Bugün emperyalistler sizlere çok fazla para yağdırabilirler. Sizleri çok fazla öne çıkarabilirler. Hatta yanınızda olduklarını, sizinle olduklarını da söyleyebilirler. Ve hatta Birmingham ve Beyaz Saraylarda sizi ağırlayabilirlerde. Size küçük bir Kürdistan vaadi de verebilirler. Sizi koruyacaklarını da söyleyebilirler. Ama unutmayalım; bunlar emperyalist ve tek amaçları vardır; daha fazla kar. Daha fazla hükmetmek. Bunun içinde yapamayacakları acımasızlıklar yoktur. Kendi dar çıkarları için her şeyi yapabilirler. Yaptıklarını da tarih bize hep göstermiştir.

Sonuç olarak; eğer Halepçe gibi katliamların önüne geçilmek isteniyorsa öncelikli olarak dar milliyetçi, devletçi, ulusçu, aileci ilkel milliyetçilikler terk edilecektir. Halkların ortaklaşmalarını esas alan demokratik siyasete ağırlık verilecektir. Ve tabii ki Ortadoğu’nun orijinine yakın olan demokratik konfederal yapıların oluşması için özenle çaba sarf edilmesi gerekecektir.

Başka önemli bir husus ise; emperyalistlerin ipleriyle kuyuya inilmeyecektir. Emperyalistlerin silahlarını alarak bölge halklarına karşı düşmanlık yapılmayacaktır.

Yine kendi aralarında mutlaka ama mutlaka demokratik değerler temelinde ortaklaşmaları sağlamak esas alınacaktır. Gerektiğinde ulusal düzeyinde ortaklaşmalara gidilmelidir. İlk elden Kürtler için bir ULUSAL KONFERANS ya da ULUSAL KONGRE gibi bir oluşuma gitmek şarttır.

Halepçe katliamın sadece Saddam’la ya da onun faşist uygulayıcısı olan Kimyasal Ali ile izah etmek yetersiz kalacaktır. Daha doğrusu böyle dar yaklaşmak gelişebilecek olası katliam girişimlerinin önünü almamak demek olacaktır. Bunun için eğer Halepçe katliamından ders çıkarılmak isteniyorsa öncelikli olarak halkları karşılıklı olarak düşmanlaştıran zehirli siyasetleri terk ederek halkların kardeşliğini, birliğini demokratik temelde esas alan siyasete yönelmek esas olmalıdır. Bölge halkları kendilerine güvenerek dış güçlerden de özenle elini çekmesini de bilmelidirler.

Bir daha Halepçelerin yaşanmaması umuduyla…

Bitti.

K. Nurhak