Malpera Fermî ya Şehîdan

PKK İnternet Sitesi

PAJK İnternet Sitesi

Gerilla TV

YJASTAR Sitesi

 

zilan mektupTarihsel çıkışları kendi ifade ettiği anlam doğrultusunda, ona ihanet etmeden kavramak en zor ama insan olmanın da en temel şartıdır. Hele tarihin en vicdansızlaştırdığı yüzyıla, Zilan arkadaş gibi insanlığın kök değerleriyle büyük bir beyin ve yürek gücünü dayatmış çok kesin bir gerçeklik söz konusuysa, bu çok daha fazla böyledir.

Bu nedenle öncelikli sorgulamamız ve aşmamız gereken konu, Zilan gerçeğine, Zilan gerçeği somutunda tarihsel gerçekliklere yaklaşımda içine girdiğimiz cücelikten kurtulamama, dahası kendi cüceliğini tarihe dayatma gerçeğidir. Yani öncelikle büyük özeleştiri tutumu içinde yaklaşım önem taşıyor. Her biri birer insanlık abidesi değerinde kahramanlıklarla cüceliklerin bir arada yaşamasına nasıl bu denli izin verebiliyoruz sorusu bu gerçeklikle birlikte ilk adımda sormamız ve yanıtını aramamız gereken soru oluyor. Tam da bu noktada tarihsel kahramanlıklara yaklaşımda kendimize göre anlamlandırma ve anlam daraltma sorunu ile karşı karşıya kalıyoruz. Durduğumuz nokta, ya da arayışlarımız neyi ifade ediyorsa o kadar anlıyor, dolayısıyla kendi öz gerçeğine saygımız da o kadar gelişebiliyor. Çünkü neyin peşinde koşuyorsak anlam sınırlarımız da ona göre şekilleniyor. Bu durumda ortaya çıkan kaçınılmaz sonuç, anlam düzeyini daraltma, dolayısıyla anlamı tüketme ve giderek kullanım aracına dönüştürmekten kurtulamama oluyor. En çok kaçınmamız ve başta kendimizle mücadele ederek aşmamız gereken durum budur. Çünkü bu durum varlığını sürdürdükçe, ne kadar tarihsel kahramanlıkları anlamaya girişirsek girişelim, attığımız her adım bir yaşamsallaştırma eyleminden çok, yalnızlaştırma aracına dönüşmekten bizi kurtaramayacaktır.  Nitekim Zilanlaşmak, Zilan’ı yaşamsallaştırmak dediğimizde diğer birçok tarihsel kahramanlık eylemi karşısında olduğu gibi, ilk karşı karşıya kaldığımız engel kendi yetmezliklerimiz oluyor.

Kendimizi bilmek, tüm arayışlarımızı doğrultmak ve özgürlük adımlarımızı büyütmenin temel şartı olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim Zilan arkadaşın eyleminin en temel özelliği kendini bilme düzeyinin derinliğidir. Önderliğimizin Kürt halk kimliğinde ortaya çıkardığı özgürlük düzeyi Zilan arkadaşta zirveleşmiştir.  Bir Kürt kadını olarak kendini bilme düzeyi o kadar güçlüdür ki köleci düzen tarafından dayatılmaya çalışılan her şeye karşı doğal bir ayıklama gelişmiştir. Kendisi olmanın iradesini sonuna kadar ortaya çıkarmış, bu da onun kendisini tarihte asla çarpıtılamayacak keskin bir gerçekliğe dönüştürmüştür. Kendini bilme ve gerçekliğimizi her yönüyle tanıma gücü Zilan kişiliğinin büyüklüğünü ortaya çıkaran temel noktadır. İlk ve en köklü eylemi kendisini inşa etme gücüdür. Bize gerçeklik adı altında dayatılan beş bin yıllık zihniyet sapmasının tortulaştırdığı kişilik yapılanmasına karşı sonuna kadar anlamı yükseltme, kendini yeniden yaratma ve yalan-dolandan arındırarak gerçekliği olduğu gibi sahiplenme ve yansıtma eylemi. Nitekim Önderliğimiz Zilan arkadaşı bir çizgi düzeyinde ele alarak çözümlemiştir. Çizgi kadar nettir Zilan. Ne kadar sağa-sola çekmeye çalışılırsa çalışılsın, o eylemini öyle bir dille gerçekleştirmiştir ki kendi anlamını hiç eksiltmeden sürdürecek, eksiltmeye yöneleni tarihin dışına atacak bir güçtür ortaya çıkan. Aslında bu tarihin dışına atılması gereken gerçeklik de Zilan arkadaş tarafından çözümlenmiştir. En çok da temel değerlerimiz noktasında. Son tahlilde bizim şehide, şahadetlere yaklaşım darlığımızın da farkındadır.  Önderliğe ‘şehide en çok bağlı olan sizsiniz’ hitabı bir yandan Önderlikle bağının keskinliğini ifade ederken bir yandan da bizim durumumuzun objektif tahlilini de içerir. Zilan arkadaş, bizdeki yetersiz anlam düzeyini de eylemiyle aşma savaşı yürütmüştür. Savaşı öncelikle buna karşıdır. Önderlik gerçekliğini olduğu gibi anlamak, anı kendi ifade ettiği anlam içinde bilince çıkarmak ve yüreğini, beynini sonuna kadar gerçek olana açmak, bu doğrultuda çalıştırmak, Zilan arkadaşın en temel ifade ettiği anlamdır. Bu nedenle bir çizgi netliğindedir. Yani Önderlik çizgisinin kendisidir. Bu çizgide yolunu belirlemiş, bu çizgide yürümüş, yetersiz yoldaşlık sınırlarını aşarak gerçek olan yoldaşlığa ulaşmıştır.

Önderliğimiz, analitik zekânın duygusal zekâdan kopmasının ortaya çıkardığı en büyük tehlike olarak yorumlama arttıkça ortaya çıkan sapmayı ve yalancılık durumunu değerlendirmiştir. Çizgi düzeyinde net duruşun önünde en temel engel, Önderlik çizgisi karşısında bu tür duruşlardır. Zilan arkadaşta çizgi düzeyinde netlik bu durumun parçalanarak aşılması gerçeğin yeniden gün yüzüne çıkarılmasıdır. Bu durumda çizgi düzeyinde netlik, duygusal ve analitik zekânın zirvesel birliğini ifade etmektedir. Nitekim hareketimizin kitleselleşmesine paralel olarak, dış dayatmalar karşısında içte de PKK’yi kendine göre yorumlama ve anlama PKK gerçeği karşısında köleci düzen gerçeğini dayatma ve giderek boğulma ya da sapma tehlikesini ortaya çıkaran duruşlar kendisini dayatarak tehlikeli bir durum ortaya çıkarmıştır ve tüm bu duruşlar karşısında Zilan temel var olma kanununun yeniden ve çok tarihsel anlamlar yüklenilerek dayatılması gerçeğini ifade etmektedir. Güncel saldırıları sadece görünen boyutlarıyla değil, tarihsel olarak ifade ettiği anlam ile hissetmek geliştirdiği güçlü analizin de temeli olarak bu sapmanın önünü alma, PKK’nin özünü temsil ederek Başkan Apo ile yoldaş olma yürüyüşüdür Zilan. Nitekim 6 Mayıs komplosuna halk ve kadrolar olarak hepimiz tanık olduk. Ancak Zilan arkadaş tanık olmak ve güncel bir saldırı olarak algılamakla yetinmedi, komplonun tarihsel olarak ifade ettiği anlamın derinliğini gördü. Kuşkusuz bu tanıklığın çok daha derinlikli anlamı vardır. Büyük bir duygu ve bilinç düzeyi, özgürlük savaşının yılmaz bir militanı olarak yaşamsal algılama vardır. Bu nedenle duyarlılığını zirveleştirdiği gibi Önderlik tarafından da eylemi ve duruşu bir sembol, bir emir olarak çözümlendi. Zilan arkadaşın tüm duygu ve düşünce durumu 6 Mayıs komplosu ile zirve kazanarak gelişen sorgulama düzeyi, halk ve kadın olarak kendi öz gerçekliğimizi tüm yönleriyle anlama ve ortaya çıkarmaya yöneliktir. Bu nedenle büyük bir duygu ve tahlil gücü taşımaktadır.  Öncelikle yaşadığı anın her yönüyle gerçekten ifade ettiği anlamı, hiçbir yönünü değiştirmeden anlamakta ve bunun karşısında gereklerini yerine getirmektedir. Nitekim 6 Mayıs komplosu karşısında tehlikeli bir durum ortaya çıkaran gaflet duruşu Zilan arkadaş şahsında paramparça edilerek apaydınlık bir bilinç ve ‘keşke canımızdan başka verecek bir şeyimiz olsaydı’ cümlesiyle ifadeye kavuşan kopmaz bağlılığa ve büyük bir duyarlılığa dönüştürülmüştür. 

Çizgi duruşu tanımlaması Zilan arkadaşın değer yargıları açısından da ele alınmayı gerektirir. Çizgide olmak duygu ve düşüncelerini özgürlük doğrultusunda yaratmak, güçlendirmek, bize dışarıdan verileni temizleye temizleye insanlığın ilk varoluş kanunlarına dayalı yaşamı açığa çıkarmak ve güncelin sığlığına dayatmak kendi kendisini değerli kılmak, tarihsel değer kazanmak anlamına da gelmektedir. Zilan arkadaşta kendisini, kendisi şahsında Kürt kadını ve halkını tarihte yarattığı ve günümüzde hak ettiği değerlerle buluşturma, tüm dünya egemen güçlerine de böyle bir yaklaşımı dayatma çok keskindir. Bu anlamda Zilan kendi kendini yaratan, kendini değerli kılan gerçek bir yaratım eylemidir.  Nitekim Önderliğimiz Zilan arkadaşı, Tanrıça olarak adlandırmıştır. Tanrıçalaşma, tam bir insanlık tüketim malzemesine dönüşmüş, gerçeklik karşısında insanlığın varoluş kanunlarıyla yaşamak, her şeyiyle yalancı hakim erkek düzeni karşısında ana tanrıça düzeninin yanında olmayı, onun en önde yaratıcısı olmayı, değer üretimini ifade ediyor. Sürekli değer yaratıcılığıyla Zilan gerçekliği değer adı altında yaşamımıza sızdırılan her türlü zehre karşı kendi kök değerleri üzerinde büyüyerek yenilir yutulur olanı ayrıştırma, yaşamın zehirlenmesine karşı sürekli yaşamı sağaltma gerçekliğidir.

Önderliğimizin giderek kadın özgürlüğüne yönelik geliştirdiği açılımlar ve kadın özgürlüğüne dayalı, ete kemiğe büründürdüğü sosyalizm tanımlamasını geliştirmesinde de bu eyleme yüklediği anlam daha net açığa çıkıyor. Nasıl ki Zilan arkadaş Önderliğimiz etrafında daraltılan çemberi 6 Mayıs komplosu somutunda köklü çözümlemiş, sadece güncel yönleriyle değil, tarihsel bir tanım getirmişse, Önderliğimizde Zilan arkadaşın vasiyeti karşısında eylemini tarihsel adımlarla karşılamıştır. Zilan arkadaş şahsında somutlaşan egemen sistemden kopuş adımını daha da kapsamlılaştırarak kadın özgürlüğüne yansıtmış, buradan yola çıkıp giderek iktidarcı sosyalizmin tıkattığı nefes borularını daha da açarak halkların her türlü iktidar anlayışından ve devletten koparak kendi öz sistemlerini oluşturmalarını ifade eden demokratik konfederalizm sistemiyle zirveleştirmiştir. 97’de kopuş teorisinin hamlesel düzeyde pratikleştirilmesi, 98’de Kadın Kurtuluş İdeolojisi ile birlikte kopuşun daha kapsamlı teorik açılımının geliştirilmesi sosyalizmde açılımın da giderek daha belirginleşmesini, toplumsal özünün daha da belirgin kılınmasını, bir başka ifadeyle sosyalizmin bir ütopya olmayı aşarak, güncel yaşanılır bir sistem olarak daha geniş tanımlanmasını beraberinde getirmiştir. Kopuş teorisi ve Kadın Kurtuluş ideolojisi açılımları ile birlikte Zilan artık sevgi kanunu, özgür kadının zirvesel ifadesi olarak sistematize edilmektedir. Önderlik-Zilan arkadaş ilişkisi birbirini karşılıklı besleme ilişkisi biçiminde gelişmiştir. Zilan arkadaş, Önderlik çizgisini kendi sınırlarına çekmeden kendisini onun sınırlarında gerçekleştirmeyi esas aldıkça, Önderlik de Zilan arkadaşı tüm çarpıtmalar karşısında koruyarak, çizgisel ifadeye kavuşturmuş, giderek hareketin temel gelişme kanunları içindeki yaşamsal yerini daha da kapsamlı çözümlediği kadın özgürlük mücadelesinde yansıtmıştır. Zilan arkadaşın eylemi sadece gerçekleştiği günün koşullarında nefes borularımızı açmakla yetinmeyen, bizlere nefes alıp verme kanunlarını da gösteren bir eylem olduğundan Tanrıça zirveliğindedir. Tanrıçalığı, Önderliği olduğu gibi yaşatma ve koruma gücünden, her türlü tüketime dönüşen yaklaşım karşısında Önderlik gerçeğinde sürekli üretken kılan bir ilişki tarzını açığa çıkarması ve verili gerçeğimize dayatmasıdır. Önderliğimizin PKK’nin şehitler partisi olduğu değerlendirmesi bu karşılıklı beslenmeye işaret ederken, Zilan arkadaşta bu manifesto olarak adlandırılacak derinlikte, kanun hükmünde zirvesel ifadeye kavuşmaktadır.

Bu durum Zilan arkadaşın Önderliğimize yoldaş olma gücünü oluşturan noktanın da temel dayanağıdır. Zilan arkadaşta yalana ve ikiyüzlülüğe büyük karşı koyuş vardır. Düzenin bütün çirkinliklerinden kopup karşısına geçerek sorgulamıştır düzeni. Nasıl ki Önderliğimiz reel sosyalizmin yıkılışını sosyalizmin değil, iktidarın yıkılışı olarak yorumlayıp, sosyalizmi en temel kaynağı, kadın özgürlüğü etrafında giderek daha da derinlikli tanımladıysa ve bu nedenle hareket olarak reel sosyalizmin çözülüşü karşısında birçok sol harekette yaşanan gerileme, ikiyüzlü durumuna düşme karşısında, sosyalizmde daha da derinleşmekle yanıt verdiyse ve bu durum Önderlikte özgürlük arayışının tutku düzeyinde varlığından kaynaklanıyorsa, Zilan arkadaşta da bu temel diyalektikle bir şekillenme vardır. Bırakalım kendisini var olanın geriliklerine tabi kılmayı böyle bir durumu yaşanılamaz bulmakta, yaşamı sürekli mücadele duruşuyla yeniden yaratmaktadır. Varlık-yokluk ikilemi gerçek tanımları içinde ifadeye kavuşturulmaktadır. Önderlikteki insanlığın temel anlam yasalarına sadakat Zilan arkadaşta Önderliğe sadakat olarak anlam kazanmıştır. Zilan arkadaşın Önderlikle bağı insanlıkla bağını ifade etmektedir. Zilan arkadaşta insanlık aşkı Önderliğe yaklaşımında sevgi kanununu korumak biçiminde dile gelmiştir. Önderliğimiz bu duruşu sevgi kanunu olarak ifadeye kavuşturmuştur.

Zilan arkadaş bu nedenle kendisi olma arayışının derinliğini de duruşuyla ifade etmektedir. Birçoğumuzda kendimiz olmak –bilinçli ya da bilinçsiz fark etmez- geriliklerini koruyarak aslında kendisini anlamsızlaştırma savaşı olarak ifadeye kavuşurken, Zilan arkadaş kendi şahsında bizlerde anlam daralmasına yol açan, dolayısıyla anlamsızlaştıran her şeye karşı savaş açmıştır. Öncelikle kendisini yeniden yaratma eylemini çok güçlü gerçekleştirmiştir. Nitekim birçoğumuza göre zor olan, Zilan arkadaş için en kolay ve tercih edilir olanken, birçoğumuzun çok kolay ve yaşanılır bulduğunu Zilan arkadaş tahammül etmek anlamında bile kabullenmemekte, katlanılamaz bulmaktadır. Örneğin birçoğumuzun duruşunda var olan geriliklerle uzlaşmanın –kendimizdeki geriliklerle uzlaşmanın bir uzantısı olarak- temel yaşam biçimine dönüştüğü bir dönemde Zilan arkadaşta bu tür duruşlara nasıl tahammül edildiği yaşama dair sorulan ve yanıtı aranan en temel sorudur. Birçoğumuza göre bu tür durumlarda mücadele etmek zordur. Çünkü çoğumuz, karşısında olduğumuzu söylediğimiz gerçeklikten kopmadan mücadele etmeye yeltendiğimizden sürekli geriliklerle uzlaşma noktası ararız ve bu doğrultuda her arayış mücadelemizi biraz daha geriye itmekle sonuçlanır.  Tarihte tüm özgürlük mücadelelerinin karşılaştığı tuzaklarla dolu durumu yaşamaktan kendimizi kurtaramadığımız bu nedenle zarar verdiğimiz pratik duruşlar sürekli değişik biçimlerde ama hep bu diyalektiğe yaslanarak kendisini yaşatır. Giderek en temel özgürleştirici rol oynayan ideolojik açılımlar bile bu duruşla birlikte yorumlanarak güçten düşme aracı olarak saptırılmaya kalkışılırlar. Örneğin: Gerçekçilik, gerilikler karşısında biraz daha uzlaşmayı genişletmek anlamını yüklenen bir kavrama dönüşür. Ve tam da bu noktada kendi kuyumuzu kazmaya, kendi varlık gerekçelerimize yönelmeye başlarız. Nitekim en gerçekçiyim denilen anın çoğu zaman arayışların en çok durduğu an olarak ortaya çıkmasına çokça tanık olduk, tanık oluyoruz. Benim gerçekliğim olarak ifade ettiğimiz birçok nokta, bize gerçekliğimiz diye yutturulanları daha başından kabul etmek ve Önderliğin güncelleştirme arayışında olduğu insanlığın temel kanunlarına dayatmak olarak anlam kazanıyor. Bu nedenle yaptıklarımız kendi yaşadıklarımızı teorize ederek, insanlığa temel diyalektik diye dayatmanın, objektif olarak yalanı gerçek yerine koyarak dayatmanın sınırlarına takılmaktan kurtulamıyor. Bu nedenle aslında içine girilen tutum da objektif olarak insanlık değerlerinin sömürüsü anlamını taşıyor. Oysa Zilan arkadaşta öncelikle kopuş çok köklüdür. Sistemin tüm tanımlarını, zihniyet ve duygu durumlarını reddederek, öncelikle ona karşı cephe açarak, karşısında durarak sorgulamıştır. Bu nedenle egemen erkekliğe ait yalana ve ikiyüzlülüğe yer vermez. Tam tersine ona ait ne varsa silip atarak kendine ait olanı gerçekleştirir. Bu nedenle hep doğrularla, güzel olanla, kanun hükmünde geçerli olanla yaşar. Kişilik sorgulaması bu nedenle büyük eylemsel bir duruşa dönüşmüştür. Bizim toplumsal gerçekliğimizde ortaya çıkan yetmezliklerin dışarıdan dayatıldığının, bize ait olmadığının bilincindedir. Bu nedenle benim gerçekliğim diyerek kabullenmemekte, karşısında sonuna kadar mücadele ederek Önderlikle yoldaşlığını güçlendirmektedir. Tüm kendisini teorize ederek, Önderlik çizgisini yanlış-yetersiz yorumlayan sapmalı durumlar karşısında Önderliğin çizdiği ideolojik teorik çerçevede kendisini inşa ederek yanıt vermektedir. Militanlık tanımını somutlaştırmaktadır.  Bunun dışında gerçeklik diye bize dayatılan her şeyin büyük yalancılık ve ikiyüzlülük olduğunun ve kökünün dışarıda olduğunun bilincindedir. Kökü dışarıda, yalancı-ikiyüzlü düzen sahiplerinin bahçesinde oldukça, özgürlük ağacının yeşermeyeceğinin bilincindedir. Bu nokta Zilan arkadaşta iradenin zirveleştiği noktadır. İktidarın ve iktidara dayalı ikiyüzlülüğün aşıldığı, gerçekliğin tüm çıplaklığıyla görünür kılındığı, ölümle yaşam arasındaki sahte sınırların aşılarak gerçek sınırların belirgin kılındığı andır. Bu yaklaşımını büyüterek hem hakim düzenin kendisine hem de içimizdeki her türlü yansımasına karşı keskin savaş açarak, güncelin sığlığından kurtulup tarihin gücünü arkasına alarak savaşmaktadır. Bu nedenle Zilan gerçekliğinin kendisi insanlığın öz varoluş kanunlarının gerçekliği, insanlık gerçekliğidir. Özgürlük arayışı sürdükçe insanlığın yolunu apaydınlık kılacak bir gerçekliktir. Kendi öz kimlik gerçekliğimizin güncele dayatılan somutlaşmış ifadesidir.

Bu durum Zilan arkadaşta mücadele duruşunu da çok yönlü kılmıştır. Her türlü başkalarının uydusu olmaya karşı açılan savaş ile, düşmana karşı yürütülen savaş birbirini besleyen olgular durumundadır. Bu yüzden çok kısa bir sürede en derin anlam düzeyine kendisini ulaştırmıştır. Her türlü uydulaşma böylece aşılmakta, Güneşin, yaşam kaynağının ifade ettiği anlam böylece onun yörüngesinde açığa çıkarılmakta ve yaşamın kutsallığının temsiline ulaşılmaktadır. Tanrıça adlandırması bu duruşun her yönüyle sergilenmesini ifade etmektedir. Tanrıça yalan-dolan tanımayan düzenin yaratıcısı ve koruyucusu olarak Zilan arkadaşta yeniden dile gelmekte, kendisini yalancı erkek tanrılar karşısında savunmaktadır. İçimize sızdırılmış ve bize ait kılınmak istenen her türlü çirkinlik karşısında bir güzelleşme savaşını hem içimizdeki yabancılaşmaya dayatmakta, bununla netleşerek asıl hedefine yönelmektedir. Hem içe hem de dışa yönelik yürüttüğü savaş birbiriyle bu kadar derinlikli bağlantılı olduğundan birbirini beslemekte ve iradeleşme yolunu göstermektedir.

Bunun derinlikli bilincine varmak ve vicdan devrimi ile karşılamak ve bu doğrultuda hareket etmek, her biri bir insanlık abidesine dönüşmüş tarihsel kahramanlıklar karşısında sürekli anlama istemini, mücadelesini canlı tutan ve anlamı genişleten en temel noktadır. Mutlaka ve kendi yetmezliklerimiz varlığını korudukça eksik kalmaktan kurtulamasak da onun kendi gerçeğine ulaşma adımlarımızı doğru bir rotada ve anlamlı kılmanın çıkış noktasıdır. Çünkü ‘gerçeğimiz’ ya da ‘gerçekliğimiz’ kavramları içinde ifade ettiğimiz, yalana-dolana, vicdansızlığa, ikiyüzlülüğe dayalı birçok anlamı tarihsel gerçek diye dayatmaktan ve tarihi bilinçli ya da bilinçsiz çarpıtmaya çalışmaktan ancak bu yolla kurtulabilir, tarihin büyük suçlular ve lanetliler hanesine yazılmaktan kendimizi çıkarabiliriz. Bu da kendi gerçekliğimiz olarak ifade ettiğimiz anlamın içinden insanlık gerçeğini saptırmaya yönlendiren bu nedenle bizi iradesizleştiren tüm zihniyet sapmalarına karşı keskin bir savaş açmak, yalanı-dolanı, ikiyüzlülüğü eleştirerek öze ulaşmak anlamına geliyor. Tam da bu noktada Zilan’a ulaşmak, bize her türlü egemenliğe dayalı, gerçeklik diye yutturulmaya çalışılanı parçalayarak kendi gerçekliğimize ulaşma eyleminin kendisi olarak anlam kazanıyor.

Zilan’a ulaşmak tarihin derinliklerine kök salmak ve kendisini yeniden yaratmaktır. Zilan gerçeği kendi tarihsel gerçekliği üzerinde yükselen Kürt kadını şahsında tüm dünya kadınlarına ve halklarına gerçekleşmiş özgürlük hediyesidir. Zilan sürekli büyüyerek kendisini büyüten mücadele azmi ve iradesidir.  Tam da bu noktada Zilan Önderlikle bütünleşerek, büyüyen insanlık yürüyüşüdür. Bu yürüyüşe ortak olmak tarihte kendini kalıcılaştırmaktır. Dışında kalmak ise kendisini kendi elleriyle karanlığa mahkûm etmektir. Bu nedenle Zilan sürekli vicdan ve zihniyet ölçümüz olarak anlamını koruyarak, gerçekleşmiş özgürlüğün kendisidir. Özgürlük yürüyüşünün koruyucu gücüdür. Zilan gerçeği karşısında kendimizi sürekli sorgulamak, özgürlük yürüyüşümüzü sağlamlaştırmak, tüm yanıltıcı ölçüler karşısında kendimiz olanı koruma altına almaktır. Çünkü Zilan tüm yetmez yaklaşımlar karşısında kendi kendisini koruyacak kadar büyük bir yücelmenin tarihe kazınmış ifadesidir. Özgür geleceğin somutlaşmış ifadesi olarak Kürt halkının ve tüm insanlığın kendisine ait olan kök kültürünün yüzyılımızda yaşayan kanıtıdır. İnsanlık var oldukça anlamına anlam katacak bir büyüme eylemidir.  Çünkü Zilan gerçek ile yalanın en çarpıcı ayrım noktasıdır.

 Toprak Erdem